Havlular Kaç Devirde Sıkılır? (Cevabı Ararken Kaybolduğum Bir Sorunun Hikayesi)
Hayatın en basit anlarında bile bir soru kafamı kurcalayabilir. Mesela, “Havlular kaç devirde sıkılır?” sorusu… Bu soru, İzmir’de yaşayan 25 yaşındaki bir genç için, hayatın büyük sorularından biri haline gelebilir. Neden mi? Çünkü bir sabah, duş sonrası o ıslak havluyu makineye attım ve “Yahu, bu havlu tam olarak hangi devirde sıkılmalı ki gerçekten kurusun?” diye düşündüm. O anda düşündüğüm şey, bu yazıya dönüşmek üzereydi. İşte şimdi de kafamda oluşturduğum düşünceleri dökme zamanı!
Yani, Havlular Ne Zaman Sıkılır?
Gerçekten de, havluların kaç devirde sıkılacağı, hayatın anlamı kadar önemli bir soru olabilir mi? Birçoğumuzun sabahları gözüne takılan ilk şey, havlusunu sıkıp çamaşır makinesine atmak. Ama o kadarını yapmak kolay, asıl soru şu: Ne zaman yeterince sıkılacak? 800 devirde mi, 1200 devirde mi? Gerçekten sıkıldı mı? Kurudu mu?
İzmir’de sıcak bir yaz günü, duş almışım, havlumu başıma sarmışım, çamaşır makinesinin etrafında dönüyorum. Yavaşça, “Ben buraya neden geldim?” diye düşünmeye başlıyorum. Sonra soruyorum: “Kaç devirde sıkılmalı bu havlu? Ne kadar devir yaparsa tam anlamıyla kurur?” İçimden bir ses “1000 devir yeter” diyor, başka bir ses ise “Ne kadar fazla, o kadar iyi” diye cevap veriyor. Ama birisi de “Boşver, 600 devirde yeter” diyor! Bilmiyorum, belki de iç seslerimle tartışmak gerçekten de fazlasıyla kafa karıştırıcı.
Sıkma Makinesinin Gücü: 800 devir mi, 1000 devir mi?
Bazen çamaşır makinemin sesi, bir rock konseri gibi geliyor. Hızla dönen tambur ve ıslak çamaşırın tıkırtısı, sanki bir aksiyon filminde yer alıyormuş gibi ses yapıyor. Ama bu “aksiyon” anı, hayatta karşılaştığımız en sıradan anlardan birine dönüşüyor. Sıkma devri, bir türlü belirleyemediğim bir olgu haline geliyor. 800 devirle başlasam da, 1200 devirde mükemmel bir sıkma sağlamam gerektiğini düşünmeden edemiyorum.
Her şey bir yana, 1200 devirle sarmaladığınız bir havlunun hala nemli olduğunu görmek, insanı gerçekten biraz sinirlendiriyor. Ve tabii, havluyu makineden çıkarıp bakarken yüzümdeki hayal kırıklığını görmemek elde olmuyor.
Düşünce Baloncuğum: “Gözlerimle görebiliyorum ki havlu hala ıslak, bu devirde neyin peşindeyim? İnsanlık tarihindeki en büyük başarısızlık olabilir.”
Biraz Mizah, Biraz Gerçeklik
İzmir’de bir yaz akşamı, çamaşır makinemi 1000 devirde çalıştırıp odama geçiyorum. “Havlularım ne zaman kurur, ne kadar devir yapmalıyım?” sorusu yine kafamı kurcalıyor. Tüm bunlar yaşanırken içimden gülüp geçiyorum, çünkü bazen bir şeyin ne kadar basit göründüğü ve aslında derin bir anlam taşıdığı fark edilmiyor.
Diyalog 1:
Ben: “Bence 800 devirde yetiyor ya!”
Kendim: “Aha, sonra havlunun hala ıslak olduğunu görürsün! Azcık sabırlı ol, 1200 devir şart.”
Bazen buna benzer anlar arasında, bir havlunun doğru devirde sıkılıp sıkılmadığını sorgulamak bile komik gelebiliyor. Ama işin ilginç tarafı, aslında bu sorunun cevabını bilmiyorum.
“Beni Sıkma” Anlayışı
Havluların devir sayısı bir yana, bu yazdıklarımın aslında derin bir anlamı olabilir mi? Ne de olsa, bazen hayat da tıpkı havlu sıkmak gibi bir şey değil mi? Çamaşır makinesi bir yandan dönerken, biz hayatımızda belirli devrilerde sıkılırız. Biraz fazla, bazen de az. Ama her bir devrimizde, biz de farklı bir hale geliriz.
İçimden bir ses diyor: “Havlular kaç devirde sıkılır? 1000 devirde mi? Ya da belki 1400 devirle?” Ama yanıtı bulduğumda, bir de bakmışım, tam o sırada, sadece 600 devirle makine çalışıyor ve hayat da kendi akışında devam ediyor.
Düşünce Baloncuğum: “İnsanın bir yanda içsel sıkıntılarına, bir yanda da evdeki çamaşır makinelerine takılması ne kadar komik değil mi? Ama yine de sormadan duramıyorum: Ne kadar devir?”
Havlu İle Yüzleşme: Kim Sıkmalı, Makine mi Ben mi?
Sabahları çamaşırları makineme atıp, düzgün bir şekilde sıkma devrini ayarladıktan sonra bir kez daha düşünmeden edemiyorum. Bu kadar düşünürken zaman kaybetmem mi gerekiyor? Ama işin komik kısmı, hayatımda kaç devir yaşadım ki? Bazen çok hızlı, bazen ise yavaş ilerlediğimi fark ettim. Havlular kaç devirde sıkılır? Bence bu sorunun cevabını bir gün bulacağım.
Ve bu kadar derin düşüncelere dalıp, akşam eve döndüğümde, hiçbir şeyin tam anlamıyla “kurumuş” olmadığını fark ediyorum. Her şeyin ıslak ve nemli olduğunu görmek… tam anlamıyla “Havlular kaç devirde sıkılır?” sorusuna bakışımı değiştirdi.
Sonuç Olarak, Havlular Kaç Devirde Sıkılır?
Evet, belki de 1000 devir yeterlidir. Ama hayat, bazen 600 devirde de oldukça iyi bir şekilde devam edebiliyor. Bunu fark ettim. Belki de tüm bu soruların cevabı, doğru devri bulmak değil, doğru zamanda doğru soruyu sormakta yatıyor. Ve bazen, o kadar uğraşmak yerine, sadece hayatın akışına bırakmak gerekiyor.
Havlular kaç devirde sıkılır sorusu, aslında bir bakıma bize hayatı ne kadar sıkı sıkı tuttuğumuzu da gösteriyor olabilir. Ama bir gün, belki de 800 devir yeter, belki 1200 devir… Önemli olan o sıkma anını, hayatın hızlı dönüşünü ve o ıslak, nemli havluyu sıkarken hissettiklerimizi kabul etmek.
—
Ve şunu fark ettim: Her şeyin kendi devrinde olması gerek. O zaman, belki de havluları sıkma konusunda kendimi rahat bırakmalıyım. 1200 devir de olsa, 600 devir de olsa, önemli olan sonunda kuruması!