Sie’nin Açılımı Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifi İstanbul’un kalabalık sokaklarında yürürken veya toplu taşımaya bindiğimde sık sık fark ettiğim bir şey var: İnsanların birbirini nasıl adlandırdığı, hitap ettiği ve tanımladığı, günlük hayatın görünmez ama güçlü bir parçası. Bu bağlamda “Sie’nin açılımı nedir?” sorusu, sadece bir dil bilgisi konusu gibi görünse de toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifiyle ele alındığında derin anlamlar barındırıyor. Sie, Almanca kökenli bir hitap şekli olarak hem resmiyeti hem de bireyin cinsiyetini doğrudan belirtmeden bir başkasına saygı gösterme pratiğini içerir. Ancak bu kavramı Türkiye’deki sosyal ve kültürel bağlamda düşündüğünüzde, toplumsal cinsiyet eşitliği ve…
Yorum BırakGünün Keyfi Yazılar
Rahim Ağzı Kanseri Kaç Senede Gelişir? İstanbul Sokaklarından Gözlemlerle Düşünceler İstanbul’da yaşıyorum, 27 yaşındayım. Gündüzleri ofiste bilgisayar başında çalışıyorum, akşamları ise blogumu açıp kafamdaki düşünceleri yazıya döküyorum. Bazen düşünüyorum, “Rahim ağzı kanseri kaç senede gelişir?” diye. Sadece bir istatistik mi, yoksa hayatın içinden gözlemlerle anlam kazanabilecek bir süreç mi? Bu soru kafamda dönüp duruyor çünkü çevremdeki kadın arkadaşlarımın çoğu bu konuyu önemsemiyor, bazıları ise korkudan yaklaşamıyor. Geçmişten Günümüze Rahim Ağzı Kanseri Geçmişte, kadın sağlığı konusunda bilgi çok sınırlıydı. Annem kuşağı, pap smear testinden çoğu zaman bihaberdi. O zamanlar bu testler nadiren uygulanıyordu ve rahim ağzı kanseri tanısı konulan kadınların çoğu…
Yorum BırakKız İstermede Hangi Çiçek Olur? Ankaralı Bir Gencin Hikâyesi Ankara’nın sabahları, özellikle de Nisan ayında, bambaşka bir enerjiye sahip. Çoğu zaman Kızılay’dan Meşrutiyet’e yürürken kafamda sayılar, tablolar, grafikleri düşünürüm; ekonomi okudum ya, alışkanlık işte. Ama geçen hafta bir arkadaşımın kız isteme hazırlığı sırasında fark ettim ki, bazı şeyler rakamlarla ölçülemez. Mesela, hangi çiçekle gidileceği… “Kız istemede hangi çiçek olur?” sorusu, aslında hem kültürün hem de kişisel zevklerin kesişim noktası. Ben de bunu bir veri meraklısı olarak biraz araştırmaya karar verdim. Çocukluk Anılarım ve Çiçeklerin Sihri Çocukken dedemin bahçesinde geçirdiğim yazlar aklıma geldi. Mis gibi kokan güller, rengarenk papatyalar ve nadiren…
Yorum BırakIMF BM’ye Bağlı mı? Geleceğin Ekonomik Haritasını Düşünmek Ankara’da, sabah kahvemi yudumlarken aklıma takılan bir soru var: IMF BM’ye bağlı mı? Ben 28 yaşındayım, teknolojiye meraklı ve kendi geleceğimi sık sık düşündüğüm için bu soru sadece kurumsal bir merak değil; hayatımın geleceğiyle de doğrudan bağlantılı. İşin ilginç yanı, IMF ile BM ilişkisini araştırırken sadece resmi bilgilerle yetinmek yetmiyor; geleceğin ekonomik ve sosyal etkilerini de hayal etmek gerekiyor. IMF ve BM: Kurumsal Yapının Anatomisi İlk olarak bilmemiz gereken, IMF’nin Birleşmiş Milletler’in bir organı olmadığı. IMF, uluslararası finansal işbirliğini sağlamak ve üye ülkelerin ekonomik istikrarını korumak için kurulmuş bağımsız bir kuruluş. BM…
Yorum BırakHücre Zarı Ağız İçi Epitel Hücresinde Bulunur Mu? – Merak Edilen Sorunun Cevabı Selam, geçen gün arkadaşlarla biyoloji üzerinden sohbet ederken kafama takılan bir soru vardı: Hücre zarı ağız içi epitel hücresinde bulunur mu? Hani bazen gündelik hayatta böyle teknik bir soru gelir ya, hem merak ediyor hem de biraz da bilmek lazım hissi yaratıyor. Bursa’da yaşıyorum, iş hayatı, şehir trafiği derken bilimle ilgili bu küçük merak anları benim için adeta bir nefes gibi. Hem Türkiye’den hem dünyadan örnekler üzerinden bu konuyu irdeleyelim, olur mu? Hücre Zarı Nedir ve Ağız İçi Epitel Hücresinin Önemi Öncelikle hücre zarı dediklerimiz, her hücrenin…
Yorum Bırakİyi Bir Kamp Yeri Nasıl Olmalıdır? Felsefi Bir Yolculuk Bir ormanda yürürken, hafif bir rüzgarın ağaç yapraklarını salladığını ve uzaklardan akan bir derenin sesini duyduğunuzu hayal edin. Bu sessizlik ve doğa ile iç içe olma deneyimi, basit bir dinlenme eyleminden öte, etik, epistemoloji ve ontoloji açısından derin sorular doğurabilir: “Doğaya yaklaşırken hangi değerleri gözetmeliyiz? Deneyimimiz ve bilgimiz bu seçimleri nasıl şekillendirir? Var olduğumuz yerin anlamını nasıl kavrarız?” İyi bir kamp yeri seçmek, yalnızca coğrafi veya fiziksel kriterlerle ilgili değildir; aynı zamanda insanın değerleri, bilgiye yaklaşımı ve varoluş anlayışıyla doğrudan bağlantılıdır. — Etik Perspektif: Doğayla Sorumlu İlişki Etik, doğru ve yanlışın…
Yorum BırakHPV Kapı Kolundan Bulaşır mı? Ankara Günlüklerinden Bir Kesit Ankara’da, nispeten sıradan bir Salı sabahı, kahvemi alıp işe doğru yürürken kapı koluna hafifçe dokunmam yetti. O an aklıma geldi: “Acaba HPV kapı kolundan bulaşır mı?” Ekonomi okurken veri analiziyle haşır neşir olmuştum, iş hayatımda da sayılar ve riskler her zaman ilgimi çekti; ama bu sefer konu biraz daha kişisel ve biraz da ürkütücüydü. Çocukluk Anılarından Modern Kaygılara Çocukken annem bana sürekli, “Dışarıdan gelen şeylere dokunurken ellerini yıkamalısın,” derdi. O zamanlar bu uyarılar, sadece hastalık kapma korkusundan ibaretti. Şimdi ise 25 yaşındayım, ekonomi mezunuyum, veriyle uğraşıyorum ve anlıyorum ki o basit…
Yorum BırakEskiden Hangi Oyunlar Oynanırdı? – Hafızayı Sarsan Bir Tartışma İzmir’de yaşıyorum, 28 yaşındayım, sosyal medyada aktif ve tartışmayı seven biriyim. Şunu baştan söyleyeyim: Eskiden oynanan oyunlar sadece eğlence değildi, çocuk ruhunun kaslarını geliştiren, zekayı ve stratejiyi zorlayan, bazen de dayanışmayı öğreten şeylerdi. Bugün gençlerimiz “online oyunlar” ve ekran bağımlılığıyla boğuşurken, ben bir an durup soruyorum: Eskiden hangi oyunlar oynanırdı, ve onları kaybetmekle ne kazandık? Hadi bakalım, lafı dolandırmadan başlayalım. Güçlü Yönler: Eskiden Oyunların Büyüsü İçimdeki eleştirmen diyor ki: “Tamam, eski oyunlar bazen taş-kağıt-makas kadar basit görünüyordu ama etkileri muazzamdı.” Mesela saklambaç… Basit bir oyundu, ama hem koşu becerilerini geliştirdi, hem…
Yorum BırakDavayı Kabul Kesin Hüküm Mü? Geleceğe Yönelik Bir Bakış Ankara’da yaşayan 28 yaşında bir genç olarak hukuk süreçlerine ve kendi geleceğime dair düşüncelerim sürekli birbirine karışıyor. “Davayı kabul kesin hüküm mü?” sorusu, başlangıçta sadece bir hukuki terim gibi görünse de, aslında hayatımı ve kararlarımı etkileyebilecek bir noktaya işaret ediyor. Geleceğe baktığımda, bu sorunun hem umutlu hem kaygılı yanlarını görmeye çalışıyorum; çünkü hayat hızla değişiyor ve bugün verdiğimiz kararlar, 5-10 yıl sonra bambaşka sonuçlar doğurabiliyor. Davayı Kabul Etmek Ne Anlama Geliyor? Davayı kabul etmek, mahkemede karşı tarafın iddialarını kabul ettiğiniz anlamına geliyor. Hukuken, genellikle bu durum davayı kaybetmek gibi algılansa da,…
Yorum BırakKalsedon Değerli mi? Felsefi Bir İnceleme İnsan, tarih boyunca değer kavramını hem maddi hem de manevi bağlamda tartıştı. Peki, bir taş, örneğin kalsedon, gerçekten değerli midir? Değer dediğimiz olgu salt ekonomik bir ölçüt müdür, yoksa etik, epistemolojik ve ontolojik perspektiflerden farklı anlamlar taşır mı? Bu soruyu sormadan önce, küçük bir anekdotla başlayalım: Bir antikacı dükkanında, parlak renkleri ve düzgün yüzeyiyle kalsedon taşını inceliyorsunuz. Elinize aldığınızda bir sıcaklık ve yoğunluk hissi uyandırıyor, ancak fiyat etiketine baktığınızda değeri şaşırtıcı derecede düşük. Değer burada hangi boyutta ölçülüyor? İnsan algısı mı, toplumsal sözleşmeler mi, yoksa taşın kendi doğası mı? Etik Perspektif: Kalsedonun Değeri ve…
Yorum Bırak