İçeriğe geç

P’den sonra T mi D mi ?

P’den Sonra T mi, D mi? İzmirli Bir Genç Olarak İçsel Çekişmelerim

İzmir’de 25 yaşında, arkadaş ortamında her zaman espri yapan, ama içten içe hayatı gereğinden fazla analiz eden bir genç olarak bir soruyla karşılaştım. Hani şu, gündelik hayatta fark etmeden dilimize dolanan bir şey var ya? Evet, P’den sonra T mi D mi? Sadece bir harf meselesi gibi gözükse de, bu soru beni öylesine derinlere sürüklüyor ki… Belki de hayatın karmaşık sorularına verebileceğimiz cevaplardan biri bu. Ya da belki de sadece lisanın sıradan bir tuhaflığı. Ama her ne olursa olsun, bu sorunun cevabını bulmak kolay değil. Gelin, birlikte bu sesli harfleri sorgularken bir İzmirli gencin gözünden bakalım, acaba P’den sonra T mi, D mi daha doğru?

P’den Sonra T mi D mi? Duygusal Bir Kriz

Düşünsenize, sabah kahvemi içerken arkadaşım Ahmet’le sohbet ediyorum. O, daldan dala atlayıp, P’den sonra T demenin ne kadar havalı olduğunu iddia ediyor. Hani, bazı arkadaşlar vardır ya, her konuya bir teori uydururlar, işte Ahmet tam da onlardan. Tabii, ben tam tersini savunuyorum ve “P’den sonra D demek daha doğru, dostum!” diyorum.

Ahmet hemen gülerek, “İzmirli olmanın bir faydası var herhalde! Bize P’den sonra T çok yakışır,” diyor. Ama ben, işin içinde dilbilgisi var diye, “Hayır, bu işin grameri var!” diye karşılık veriyorum. O an gözlerimden yangın çıkar gibi bakıyor, belki de İzmir’deki o “kanka” ruhu beni bazen çok mantıklı yapıyor, kim bilir?

Peki, neden bu kadar takıldım bu harf işine? Çünkü bazen hayatta her şeyin doğru olup olmadığını sorgulama eğilimindeyim. Ya da belki de gerçekten de P’den sonra T’yi kabul etmek, benden çok şey götürür diye düşünüyorum. Hani, P’deki sertlik ve T’nin bir tık daha yumuşak olması… O yumuşaklık belki hayatı biraz daha kolaylaştırır mı? Yani, dildeki bu küçük fark, belki de dünyadaki tüm karmaşanın simgesidir, kim bilir?

P mi, D mi? Sosyal Medyada Tartışmalar!

Bir akşam Instagram’da zaman geçiriyorum. Hikâyemizi paylaşıyoruz, yine klasik “Yazın son günleri, ege sıcağında yapılan 12. dakikada ciddiyetle bir tartışma” türü bir şey… Ama tam da o sırada, P’den sonra T mi D mi konusu patlıyor. Sadece ben ve arkadaşlarım değil, yabancı kullanıcılar da konuyla ilgili yorum yapmaya başlıyor. Kimse o kadar ciddiye almadı ama ben… ben alıyorum işte!

Bazı insanlar diyor ki, “P’den sonra T, çünkü çok havalı, sokak ağzı gibi.” Diğerleri ise, “Hayır, P’den sonra D, çünkü daha düzgün.” Hemen devreye giriyorum ve “Ama diksiyon eğitmenlerine göre T çok daha kolay söylenebilir bir harf!” diye yazıyorum. Beni ciddiye alan yok tabii, çünkü İzmirli, esprili ve biraz da deli biri olarak tanınıyorum. Ama en sonunda bir yorum geliyor:

“P’den sonra T demek, İzmirlilik ruhudur. Kimse bize Dil ve Anlatım dersini veremez!”

O an düşündüm: Belki de bu tartışma sadece kelimelerle ilgili değil, bir kimlik meselesi… İzmir’de kendi tarzını yaratma çabası. Belki de biz, P’den sonra T diyenler, bir kültürün parçasıyız. Ama ne kültürü, orası hala muamma!

P’den Sonra T mi, D mi? Bir Çözüm Önerisi

Şimdi gerçekçi olalım. P’den sonra T mi, D mi sorusunu bir kenara bırakıp, daha önemli bir meseleye parmak basalım. Dilin kuralları, bizim düşünce yapımızı etkiler mi? Hani, “Kelimeyi nasıl söylersek, öyle düşünürüz” derler ya. Gerçekten de öyle mi?

Mesela, P’den sonra T demek, daha hızlı konuşan bir toplum olmak anlamına mı gelir? Hızlıca cümleyi bitirip, hayatın temposuna ayak uyduran bir İzmirli miyiz? Yavaşlamak, P’den sonra D demekle mi mümkün? Yavaş, ama derin düşüncelere dalarak konuşan biri mi oluruz? Bu soruların cevabını kesin olarak veremem. Ama şunu fark ettim: Dil, bizlerin dışa vurumunun, duygularımızın ve düşündüklerimizin aynasıdır. Ve belki de P’den sonra T mi, D mi sorusuyla o aynaya bakmak, hayata dair farkındalığımı artırmamı sağlıyor.

İç Sesle Konuşmalarım: P’den Sonra T mi D mi?

“Bu konuya çok mu takıldım?”

“Evet, ama takılmadan edemiyorum.”

“İzmirli olmak, bir tür farkındalık hali yaratır mı?”

“P’den sonra T demek mi? Yoksa D mi?”

“İkisi de olabilir, ya da hiçbiri. Kendine ait bir yol çizmek, her zaman doğru olandır.”

Ve o an bir ses daha devreye giriyor: “Sana bir sır vereyim, P’den sonra T veya D demek, önemli değil. Ama kiminle söylediğin, nasıl söylediğin çok daha önemli!”

Sonuç: P mi T mi, D mi?

Geldik bir sonuca, ama her zaman olduğu gibi, kesin bir sonuca varamadık. İzmir’deki “P’den sonra T mi, D mi?” meselesi, sadece bir dil sorusu olmanın ötesine geçti. Belki de bir kimlik meselesine dönüşmüş durumda. Peki, ne diyelim? Eğer bir gün bu konuda bir sonuç çıkarsa, belki de buna çok kafa yormamalıyız. Bir sonraki arkadaş sohbetinde, belki de bu konuyu derinlemesine sorgulamak yerine, eğlenmeyi tercih edelim.

Unutmayın, P’den sonra T ya da D, sonuçta yola çıkma şeklimiz kadar önemli değil. Kimi zaman sadece doğru kelimeleri değil, doğru hisleri de bulmamız gerek.

O zaman bir önerim var: Sadece o harfleri söylerken, biraz daha rahatlayın. Çünkü hayat, bazen yanlış harflerin doğru anlamları oluşturduğudur. Peki ya siz, P’den sonra T mi D mi diyorsunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet giriş